SECDE-4
Raif Atik
.

Mahşerde görevli Melekler; inkârcıları Allah’a secde etmeye çağırırlar. Dünyada secde etmedikleri için ahrette kınanmak ve azarlanmak maksadıyla secdeye çağırılacaklardır.
 
KAYNAK:1-Aynı eser:5/436.

Secde; başta namaz olmak üzere Allah için yapıldığı her zaman ve her makamda O’na teslimiyeti ifade eder.

KAYNAK:1-Hayat Kitabı Kur’ân, Gerekçeli Meal-Tefsir,M. İSLAMOĞLU,Sahife:506,5 nolu dip not; Sahife:1280,23 nolu dip not.

Secde; yaratılmış her şeyin Allah’a yönelik ya da Allah’ın koyduğu doğal yasalara yönelik fıtrî, içsel boyun eğmişliği ifade eder.

KAYNAK:1-Kur’ân Mesajı; Meal- Tefsir, Muhammed ESED, İşaret Yayınları, Sahife:536/55 nolu dip not.

Secde izleri; îmânın inananların hayat tarzındaki ve hatta dış görünüşündeki yansımasını gösterir.

KAYNAK:1-Aynı eser: Sahife:1052/45 nolu dip not.

Secde; eğilmek, boyun eğmek, tevazu ile alnı yere koymaktır.
İnsan dahil olmak üzere bütün varlıkların Allah’ın koyduğu kanunlara boyun eğmesidir.
 
Varlıkların Allah’a secde etmeleri; fıtratlarının gereği olarak Yaratıcının kendileri için koyduğu kanunlara tabi olup o kanunların dışına çıkmamalarıdır.
Secde; Müslüman kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.
Secde; Allah’a yönelik saygı, itaat ve tevazuun en mükemmel ifadesi, insanın manen Allah’a en çok yaklaştığı andır.

KAYNAK:1- T.D.V. İslam Ansiklopedisi:36/271,272.

Secde; mana sırrının açılmasına karşı kulun huzur-u İlahide yere kapanmasıdır. Secde zikri “Sübhane Rabbiye’l-A’lâ” ise; “Ya Rabbi! Seni A’lâ olan sonsuz güzelliğin ve yüceliğin içinde (A’lâ dışında her türlü zandan) tenzih ederim” demektir. İlk secde; kulun hamdidir. İkinci secde ise İlahî ceryandan doğan otomatik bir tekrardır.

KAYNAK:1-Namazın Sırları, Onk. Dr. Haluk NURBAKİ, Damla Yayınevi, Sahife:19.

Kul rükü’dan kalkınca “Rabbenâ leke’l-Hamd” (Rabbimiz! Hamd Sana mahsustur) mukabelesiyle secdeye kapanır. İşte bu andaki hamdin derinliği nisbetinde yeni âlemlerin perdeleri açılır, özellikle de Cennet seyredilir. Secde; bu seyrin zorunlu bir hareketidir.

KAYNAK:1-Aynı Eser, Sahife:34.

Secde; bedenle tevazudur. Bundan maksat da kalbin tevazudur. Azaların en kıymetlisi olan yüzünü; şeylerin en aşağısı olan toprağa koymak olduğunu bilirse ve böylece kendisinin topraktan olduğunu ve tekrar toprağa döneceğini anlarsa, gururu kırılır ve kendinin zavallı, muhtaç olduğunu bilir. Bunun gibi her işte bir sır ve hakikat vardır. Bundan gafil olunursa, o işten  surete kavuşmaktan başka bir şey elde etmez.

KAYNAK:1-İbadetlerde Ruh ve Şekil, İbadet mi Ayin mi? Mustafa KARATAŞ, Sahife:70.

Secde; Allah’ın emirlerine boyun eğmek, Allah’a kulluk etmek maksadıyla ayaklar, dizler ve ellerle beraber alnın yere konması demektir.

KAYNAK:1-Dînî Kavramlar Sözlüğü, D.İ.B. Sahife:508,509.

Zorbalar; insanların kendi huzurunda eğilmelerinden vahşi bir zevk almışlardır. Yeryüzünde azıp haddi aşan, kendilerini tanrı makamında gören bütün tâgûtlar aynı karakteri taşırlar. Kendileri Yüce Yaratıcının  huzurunda secde etmekten yan çizerler. Ama insanları kendi huzurlarında eğilmeğe zorlarlar. Peşinden gittikleri liderleri iblis de Allah’ın emrine karşı gelerek secde etmekten kaçınmıştı.
Secde; Allah’ın Rabliğine teslim olmaktır.
Bütün yeryüzü bir mesciddir. Çünkü yeryüzünün her tarafında Allah’a secde edilmektedir.
Secde yerleri yani alın, burun ,eller, dizler ve ayaklar Allah’a aittir. Onları yaratan Allah’dır. Öyleyse O’nun yarattığı azaları (organları)  O’ndan başkasına secde ettirmeyin, yalnızca O’na secde edin. (Organlara zulmetme…)
Allah’ın yarattığı organlar O’na şükretmek ve O’na itaat etmek yolunda kullanılmalıdır.
Secde; kulun şükrünün en yüksek makamıdır. Secde ile itaatin, saygının İlahî sevginin, huşunun en yücesine çıkar. Kul; secde ile Rabbinin katında derece kazanır.
Secde edenler; başlarını dik tutarlar, haysiyet ve şereflerine sahip olurlar. İnsanlık onurlarını; âciz, güçsüz ve zorba karakterli varlıkların önünde rencide etmezler.
Allah’ın karşısında secde etmeyenler; kibirlidirler, gurularına yediremezler, her türlü çıkarın, makamların ve zorba yönetimlerin önünde eğilirler, süklüm-büklüm olurlar.
Yeryüzünü tertemiz mescid hâline getirenler Rablerinin katında yüceldikçe yücelirler, bir anlamda mi’raca çıkarlar.
Toprak sahibinin huzurunda ; topraktan yaratılan insan yine bir gün toprağa dönecek olan kul, toprak üzerinde secde eder. Bu; ulvî bir lezzettir. Allah’ın bir lütfudur.

KAYNAK:1-İslam’ın Temel Kavramları, Hüseyin Krim ECE,Beyan Yayınları:582-585.

(Devam edecek)
 
01-01-2017 20:01
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları
MAKALELER YAZARLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


RIZE

KÜNYE   I  REKLAM   I  İLETİŞİM   I  SİTENE EKLE