Kötülüklere Karşı Çıkmayan Sözde İyiler de Kötüdür
Mehmet Şevket Eygi
.

ÇOK kötülükler işleniyor, azgınlıklar sınırları aştı, dünya yaşanmaz hale geldi, toplum bozuldu, can mal ırz güvenliği huzur kalmadı… Bunların sebebi ve suçlusu kötülük yapanlar mıdır?.. Onlar elbette suçludur ama asıl suçlular, kötülüklerle ve kötülerle mücadele etmeden, onları engellemeye çalışmayan, bana ne deyip yan gelip yatan sözde iyilerdir. Kötülükleri kösteklemeyenler sözde iyidir, özde iyi değildir.
 
Kötülükler, çirkinlikler nasıl kösteklenir ve engellenir?
 
İşin başı bunu yapacak hürriyet ve imkân olmasıdır.
 
Türkiye için konuşuyorum, bugün ülkemizde kötülükleri protesto etmek, engellemek, frenlemek için yeterli hürriyet vardır.
 
Gazete, dergi, televizyon, radyo vardır.
 
Dernekler, vakıflar, cemaatler, tarikatlar, sivil toplum kuruluşları vardır.
 
Para ve maddî imkân vardır.
 
Kendilerini iyi gösteren, iyi görünen, iyi geçinen, parlak ve yaldızlı iyilik edebiyatı yapan kimselerin toplumu yıkacak hale gelen kötülükleri kınamamaları, engellemeye çalışmamaları en büyük kötülüktür, hıyanettir, gaflettir.
 
Kötülüklerle mücadele ederken elbette yasal sınırlar içinde kalınacaktır.
 
Kötülükler nasıl protesto edilir, nasıl engellenmeye çalışılır?
 
Birkaç örnek vereyim:
 
Hayırlı cemaatler, tarikatlar, sivil toplum kuruluşları, bağlılarını şöyle yazılar yazmaya ve ilgili makamlara göndermeye teşvik eder:
 
“Bir kısım gazete ve televizyonlardaki müstehcen yayınlar, toplum ahlakını ifsat etmektedir. Hükümetimizin bu ahlaksızlıklarla mücadele etmesi gerekir. Müstehcen yayınları engellemek basın ve fikir hürriyetini kösteklemek manasına alınamaz… Başta çocuklar olmak üzere bütün halkın korunması gerekir. Sayın hükümetimizin bu konuda pasif kalması asla doğru olamaz. Alabildiğine basın, fikir hürriyeti olsun ama bu hürriyet kötüye kullanılarak müstehcen ve ahlaksız yayınlar yapılmasın.”
 
İlgili makamlara bu mealde bir milyon e-mail gitse, müstehcen yayınlarla mücadele edilmezse, size önümüzdeki seçimlerde oy vermekte zorlanacağız denilse, elbette faydası olur, tesiri olur.
 
Günde dört beş milyon ekmek çöpe atılıyor. Bu konuda da siyasî iktidar uyarılmalıdır.
 
Uyuşturucu konusu… Nice yerde peynir ekmek gibi karı satılıyor, fuhuş yapılıyor… Yeşil alanların tahrip edilmesi… Kamu kesiminde lüks otomobil ve sosyal tesis saltanatı… Protesto edilecek böyle yüzlerce önemli konu var.
 
Bunları protesto etmek öncelikle küçük esnafın, ev hanımlarının, işçilerin vazifesi değildir.
 
Müslüman kesimin kanaat önderlerinin, ziyalı (aydın)kişilerin, cemaat başkanlarının, tarikat şeyhlerinin, düşünürlerin, yazarların vazifesidir.
 
Tekrar ediyorum:
 
Elinde imkân, fırsat, hürriyet olduğu halde ahlaksızlıkla mücadelede etmemek de büyük bir ahlaksızlıktır.
 
***
 
2010 yılında Haiti’de büyük bir deprem olunca emperyalist güçler adayı işgal etmişti.
 
Büyük İstanbul ve Marmara depreminden sonra da buna benzer hâdiseler olabilir. Tedbirli ve hazırlıklı olmak gerekir.
 
***
 
İsimlerini saymayacağım birçok ülkede biyolojik ve kimyasal silahlar üreten gizli fabrikalar bulunmaktadır. Üçüncü dünya savaşında bu silahlar, büyük facialara, felaketlere, ölümlere sebep olacaktır.
 
Yine üçüncü dünya savaşında nükleer silahlar kullanılacaktır. Elde hiçbir delil olmamasına rağmen, İran nükleer silah yapabilir diye ter ter tepinen emperyalistler İsrail’in elindeki, dünyayı ve insanlığı defalarca yok etmeye yeterli atom silahlarını görmezlikten geliyor.
 
***
 
Sıcak sütten ağzı yanan, ayranı üfleyerek içermiş…
 
Zamanımızda bu da yeterli değildir… Dondurmayı bile üfleyerek yemek gerekir.
 
***
 
Müslüman çocuklara ve gençlere ve bütün halka; para, mal, zenginlik konusunda etkili ahlak dersleri verilmelidir. Zamanımızda para, ana değer oldu ve para kazanmak için her halt yeniyor. Müslümanlar helal ve haram kavramlarını çok iyi bilmelidir. Allah ribayı yasaklamış, ticarete izin vermiştir. Bu ticaretin, Kur’ana Sünnete Şeriata fıkha ahlaka hikmete uygun olması gerekir. Helal para az da olsa bereketlidir, haram para çok da olsa bereketsizdir. Selim bir akla sahip Müslüman asla ve asla haram paraya sahip olmak istemez. Her türlü hırsızlık, soygun, hortumlama, irtikâb (memuriyetini alet ederek, hakkı olmayan parayı veya malı ele geçirmek), irtişa (rüşvet),ihalelere fesat karıştırmak, dolandırıcılık, riba, avanta, uyuşturucu ticareti, lokantada yerli müşteriye 40 liraya sattığı yemeği turiste seksen liraya satmak, İslam fıkhının reddettiği, kötü gördüğü bütün karmanyolacılıklar, saf alıcıları ve müşterileri tokatlamalar, internet ortamındaki adalete aykırı ticaretler, rantçılıklar; bu yollarla elde edilen bütün kazançlar ve bütün servetler cehennem ateşidir. İslamî sivil toplum kuruluşları (tarikatlar, cemaatler, büyük vakıflar, dernekler…) bir araya gelmeli ve ortak bir TİCARET İKTİSAT PARA TALİMATNAMESİ hazırlamalı, bunu en az bir milyon adet basmalı ve halka dağıtmalıdır. Bu kitapçık, Kur’ana Sünnete Şeriata uygun olmalıdır.
 
Ticaret, iktisat, finans faaliyetleri İslam’ın Fütüvvet ahlakı ve zihniyetiyle yürütülmelidir. Aksi takdirde haramdan kurtulmak çok zordur.
 
Cenab-ı Hak encamımızı hayr eylesin.
 
10-09-2017 06:54
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları
MAKALELER YAZARLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


RIZE

KÜNYE   I  REKLAM   I  İLETİŞİM   I  SİTENE EKLE