Bir Kitaba Önsöz
Mehmet Şevket Eygi
.

(İslam mektepleri, vasıflı Müslüman genç nasıl yetiştirilir konusunda (yazıları hazır) bir kitap hazırlıyorum. İçinde ibretli fotoğraflar da bulunacaktır. Bu kitaba yazdığım önsöz aşağıdadır.)
 
Türkiye’nin birinci ana meselesi eğitimdir. Eğitim savunmadan, iktisattan, sanayiden, bayındırlıktan, imardan önemlidir.
Eğitim iyiyse devlet halk ve ülke iyiye gider, kötüyse her şey kötüye gider ve sonunda yıkım olur.
Eğitim hizmeti havaalanları, otoyollar, limanlar, barajlar, gökdelenler, AVM’ler, lüks meskenler, lüks yazlıklar, turistik tesisler yapmaktan önemlidir.
Eğitim kelimesinin başına millî sıfatını koymakla eğitim millî olmaz.
Eğitimin gerçekten millî olması için millî kimlik ve kültüre dayalı ve bağlı olması gerekir.
Millî kimlik ve kültüre aykırı ve zıt bir ideolojiye hizmet eden eğitim sistemi bozuktur ve sapıktır.
Eğitimde tarihî ve kültürel devamlılık olması gerekir.
Tarihî ve kültürel kopukluklara ve ârızalara dayalı eğitim sistemleri; devlete, ülkeye, halka hizmet edecek nesiller yetiştiremez.
Yazılı, edebî, zengin Türkçeyi, onun edebiyatını doğru dürüst öğretemeyen bir eğitim sistemi yetersizdir.
Eğitim sistemimiz, klasik edebiyatımızın en büyük şair ve edibi olan Fuzulî’nin eserlerini okuyup, anlayacak Türkçeyi öğretmiyorsa çok eksiktir.
Üç yüz kelimelik sokak, çarşı pazar, iletişim Türkçesiyle eğitim olmaz.
Okullarda çocuklara ve gençlere, sağlam sahih ve yeterli bilgi ve kültürün yanında, ahlak ve karakter terbiyesi de verilmelidir.
Bilgi ve kültürün, ahlak ve karakterin yanında sanat, estetik, güzellik boyutu da kazandırılmalıdır.
1928’den önce devletimizin, halkımızın bin yılı aşan uzun bir zaman diliminde kullanageldiği Osmanlıcayı öğretmeyen bir eğitim sistemi güdük ve kısır kalmaya mahkumdur.
Liselerinde, doğru düşünme, doğru ile yanlışı birbirinden ayırt etme ilmi olan mantığı doğru dürüst öğretmeyen, öğretemeyen bir eğitim sistemi bir işe yaramaz.
Türkiye’de Sünnî Müslümanlar çoğunluktadır ve dominant unsuru oluşturmaktadır. Onlar, Tevhidî eğitim veren İslam mektepleri açarak çocukları ve gençleri iyi, vasıflı ve güçlü Müslümanlar olarak yetiştirmezlerse, gelecekleri çok karanlıktır.
Eğitimde kemiyet (kelle sayısı) değil, keyfiyet ve vasıf öncelikli ve önemlidir.
Dil devrimiyle, öz Türkçe ile vasıflı ve güçlü eğitim olmaz; 1920’lerin, birinci Cumhuriyetin zengin Türkçesine dönülmelidir.
Bir bina yaptırıp, kapısına lise tabelası asmakla okul açılmış olmaz. Çok güçlü bir müdürü, çok vasıflı idarecileri ve öğretmenleri, millî kimlik ve kültüre dayalı eğitim sistemi ve okumaya istidadı olan kaliteli öğrencileri yoksa, o lise ism ve resm olarak lisedir, gerçek lise değildir.
Türkiye Müslümanları son elli yılda elli bin yeni cami yaptırdılar ama bir tek İslam Mektebi açamadılar.
Şifahî kırsal kesim, taşra kültürü ve zihniyeti ile mükemmel millî okullar açmak mümkün değildir. Bunun için mutlaka yazılı ve medenî yüksek kültür ve zihniyet gerekir.
Bizde eskiden olduğu, halen dünyanın medenî ve ileri ülkelerinde bulunduğu gibi çok zor lise bitirme ve ardından bakalorya (olgunluk) imtihanları yapılmalı; bitirme sınavını veremeyenlere lise diploması verilmemeli, bakalorya imtihanlarında başarılı olamayanlara yüksek tahsil branşlarının yüzde 95’i kapalı olmalıdır.
Genç nesillere, çocuklara düzgün ve estetik bitişik el yazısı öğretemeyen bir eğitim sistemi iflas etmiş demektir.
Eğitimde test sınavlarına son verilmeli, kompozisyon sınavları yapılmalıdır.
Uluslararası anketlerde ön sıralarda yer alan, insanlığın hayranlığını kazanan mükemmel ve mükemmil okullar açılmalıdır.
 
12-09-2017 08:14
YORUMLAR
Henüz Yorum Yok !
Diğer Yazıları
MAKALELER YAZARLAR
GAZETE İLK SAYFALAR
HAVA DURUMU


RIZE

KÜNYE   I  REKLAM   I  İLETİŞİM   I  SİTENE EKLE